Bir gölge... Orda olduğuna dair bir izdi; Kendi karanlığım kaybediyordu Kendi ışığı gibi... Hep oradaydı, Dokunmanın imkansızlaştırdığı Unutmanın manasızlaştırdığı Bir yerde... Öyle ki; Ne görünürün,...
Yeni bir hayataAdım atarken senKalan bir şey olmadığı gibiSessizliğe sahibim ben...Mutluluk yolunda koşmak ne güzelArdında izler kalmamışkenBir kelebek misali gökyüzüneRenk katarkenHüzünlü kuşlara bakmaGöç edenSadece sessizliklerini...
Kaybettiklerine üzülürken insanAcaba farkında mı asla kazanamadıklarınınPostmodern dünyada, postmodern aşklarda...Galiplerin sürrealist doğrularını"Diğerlerinin" dünyasında seslendirdikleriKimseciklerin ise diğerleştikleriFarkında olamadan etrafınNe kadar da bayağılaştığından...Sadece ufka bakar olurken,Görünmemesi etrafınKimin...
Bir deniz feneri gibi...Zamandan bağımsız yalnızlıkDalga seslerinden oluşanFısıltılarla dolu...Sorgularken hayatıEtrafa bakanHiçbir şeyin görmeyipHer şeyin görüldüğü,Bucaksız mavilerinGece karanlığıyla kardeş olduğuUmarsız fırtınaların zaman zamanÜzerinden geçtiğiİnsanların uzaktan bakıp...
Akıntılar vardı yaşamdaİnsanların sürüklenmemek adına,İçinde,Mücadeleleri olanKıyıya çıkanların yalnızlığıyla,Sürüklenenlerin mutsuzluklarıyla,Bezenen...En sonunda,Aynı omuzda ağlamakla son bulanHayatlar...Farkılıkları,Sadece isimlerden ibaret olan...
Gitmeli bu yerden Bir hüzün diyarına İçinde gözyaşı nehirleri Acı yosunları olan Uzak ülke... Ama asildir yalnızlık Giymeli şık bir ceket gibi...
Gözlerini kapattığında bir vakit Güz yaprakları düştü, sevdam dağıldı Bir bulut indi şehrin üzerine Uzaklar seni çağırdı, bu felaketimdi Güz yağmurları yağıyordu sessizce Geceye yıldızlarını...
Daha verecek Taşkın sevgisi varken yaşama Eğretiliğiyle sırıtan gölge oldu Varsıllığı Bir kadının Gezgin duygularının Sarkan dudaklarına... Issız şehrinin Karanlıklarında,Dokunurken yalnızlık Ödlek dudaklarıyla En durgun yüreğin/ koynuna Çetin, bir aldanışın...
Gül Hep aynı gül Geçen bahardan kalan gülüm Solmuş İşte o gül, Bu bahar gonca gül Yarın solacak bu gonca gül, Biliyorum Ama sen, yine de gül
Gün batmış, Yer gök sararmış, Mevsim sonbahar. Hazan geldi yine hazan... Ölüm sesizliğinde solmuş zaman Gayesiz yolcular nereye gider? Bu loş akşamın kızıllığında Kuşlar ötüşür nereye gider? Bu ıssız gecenin karanlığında. Penceremin...
Hayat... Korkuyorum senden, Başına buyrukluğundan,söz geçmezliğinden Karanlığından... Yalancı mutluluklarından, Sevginden,nefretinden... Ya çek ellerini yakamdan, Ya da beni al buralardan... Korkmak ve nefes almak arasında Seçim yapamıyorum... Yaşamak ve sevmek mi, Korkmak ve kaçmak mı. Ya bir yol...
Uzakta... Yağmurun bile vazgeçemediği Uzak bir şehirdeyim. Yağmur dokudum üstüme Buluttan gözlerim... Gün saymak... Her geçen gün biraz daha yaklaşmak Ölüme Hiç olmayışın dert… Uzakta... Rüzgarın bile vazgeçemediği Uzak bir şehirdeyim Hasret giyindim üstüme Ateşten yüreğim Beklemek seni Umutları...
Sokaklara bakıyorum Ta ki uyanana kadar Etrafımda kimseler vardı Anlatım bozukluğumdan kopan...
Kar topluyor bu hava Gözlerinden anlıyorum sevgilim Fırtına öncesi sessizlik Çiziyor yüreğimi Kan revan içindeyim kendi ellerimde Dokunamıyorum Uzaklaşıyorum bir adım daha öteye Hapsettikçe büyüyor korkularım Yaklaşamıyorum kendime Kurşuna diziliyorum her gün Çığlığınla uyanıyorum kabusumdan Göğü...
Kırık bir dal parçasına tutunan umutlarım Ayakta mısınız hala ilk günkü gibi Öyleyseniz eğer sizi kutlarım Yoksa kırılmakta mı heyecanlarınız Düşme korkusuyla mıdır hezeyanlarınız Görülmekte midir uçurumun dibi Kapattınız mı gözlerinizi...
Takılıp aşka Yitirilmiş aklın acayip gösterisi, Garip bir hüznü barındırıyordu içinde. Kimi zaman Düşler gördürürdü imgeler dilinde. Belleği örse yatırıp, Çekiçle döven Kelimeler kaldı geriye...
Önce bulutlar kararır gökyüzünde Sonra bir yağmur yağar ki sorma Sağanak altında kalmış kuş Çarparak yağmur damlalarına Sığınacak bir yaprak arar ... Dalda sinmiş bir başka kuş Ve saçaklara sığınmış...