bir daha...

6/8/2008

Gözlerini kapattığında bir vakit
Güz yaprakları düştü, sevdam dağıldı
Bir bulut indi şehrin üzerine
Uzaklar seni çağırdı, bu felaketimdi
Güz yağmurları yağıyordu sessizce
Geceye yıldızlarını saçıyordu bir el
Sevdalılardan başka gören olmadı
Uzandım sana doğru, bir çiçeği koklar gibi
Açacağın anı bekledim göz kapaklarının
Kipriklerinin kırpıştığını farzettim
Bir ihtimal yüzün dönecekti bana
Eski günlerden bakacaktı gözlerime
Yıldızlar düştü yağmur sularını içmiş
Karanlık saçlarında ışıl ışıllardı
Gece kelebekleri dönüyordu başında
Sonra dökülen kanatlarında damla damla
Hüznün çiçeklerinin kokusunu taşıyordu
Gitme diyordum sadece sana
Gitme..uzaklarımda bir şehir değil bu
Ha dediğimde gelemem, dayanamam da..
Her ayak sesin de sensin desem
Her çalan kapıya koşsam..
Ellerim pencerenin pervazında
Sokağa baksam karanlıklar da
Sonra yağmurlar da çıksam
Perişan ayaklarımla yürüsem
En kuytusunda zamanın..
Sana gelincikler toplasam
Yokluğuna, getirebilir miyim
Suskunluğum,
Burdan ötelere taşır beni
Bir daha böyle,
Konuşamam...

kızgın zaman...

30/5/2008

Daha verecek
Taşkın sevgisi varken yaşama
Eğretiliğiyle sırıtan gölge oldu
Varsıllığı
Bir kadının
Gezgin duygularının
Sarkan dudaklarına...
Issız şehrinin
Karanlıklarında,
Dokunurken yalnızlık
Ödlek dudaklarıyla
En durgun yüreğin/ koynuna
Çetin, bir aldanışın
Tuzağına düştü.
Baştan çıkaran
Özgün ruh gerçekliğinde
Yabancı ve uzak
Baktı/
Yaşam söylemine
Kızgın zamanın
Miskinleşen çöküşünde...

sen gül...

12/5/2008

Gül
Hep aynı gül
Geçen bahardan kalan gülüm
Solmuş
İşte o gül,
Bu bahar gonca gül
Yarın solacak bu gonca gül,
Biliyorum
Ama sen, yine de gül

şans...

12/5/2008

Durunca anlıyorsun
Kafana dank ediyor işte
içine gömüyorsun
Göz yaşlarını da
Sevdanı da
Ya da var ise kırgınlıklarını,kızgınlıklarını
Kağıt gibi kısa
Su gibi akıcı günler
Hayat işte
Kaybedince hayatını
Anlıyorsun
Her günün aslında bir şans olduğunu

Gün batmış,
Yer gök sararmış,
Mevsim sonbahar.
Hazan geldi yine hazan...
Ölüm sesizliğinde solmuş zaman
Gayesiz yolcular nereye gider?
Bu loş akşamın kızıllığında
Kuşlar ötüşür nereye gider?
Bu ıssız gecenin karanlığında.
Penceremin önünde dünü aradım.
Mazide kaldı solgun hatıralarım
Koca bir ömür nasılda geçmiş,
Deli rüzgarlar savurmuş,
Toyluğumun hoyrat günlerini.
Ayaklar altında ümitler şimdi
Dökülen kuru yapraklar gibi.
Hazan yalnız sen anlarsın beni
Sitemim sanadır "peri"
Görünce tanır mısın bilmem ki ?
Çok geciktin,saçlarım daha ak şimdi.
Gel artık karartma solan gençliğimi.
Yazları da gördüm kışları da
Bilirsin hep uzak kaldım baharlara
Ben sana aşıktım yani hazana
Dinle hazanı efkarımı söylesin sana.
Bir şiir yaz yağmur yağarken ince ince
Olgunlaşır duygular hazan gelince
Yapraklar dökülünce
Bekliyorum hazanda tohumlar ekilince.

Uzakta...
Yağmurun bile vazgeçemediği
Uzak bir şehirdeyim.
Yağmur dokudum üstüme
Buluttan gözlerim...
Gün saymak...
Her geçen gün biraz daha yaklaşmak
Ölüme
Hiç olmayışın dert…
Uzakta...
Rüzgarın bile vazgeçemediği
Uzak bir şehirdeyim
Hasret giyindim üstüme
Ateşten yüreğim
Beklemek seni
Umutları tüketmek
Her geçen gün biraz daha
Sensiz uyumak
Uyanmak sensizliğe ayrı dert…