sevmek seni... sensizken bile...
11/12/2006
Yine
sensiz sessiz bir gecede yağmur var bu şehirde. Gözlerinin içine
bakarken gülen gözlerim gecenin bu kör vaktinde boşluğu seyrediyor.
Balkon demirleri arasına sıkışmış caddeyi seyrediyor. Gözlerim hala
gidişini seyrederken takındığı tavrı sürdürüyor. Hala buğulu, hala
telaşlı, hala çaresiz, hala başıboş... Hayat ışığının yandığı gözlerim
bugünlerde oldukça sönük. Yanıyorlar sevgili, ağrıyorlar, ağlıyorlar...
Yanaklarımdan yine damlalar süzülüyor. Yüzümde garip bir hüzün,
karşımda gülümseyen resmin... Yanaklarım ıslak, gözlerim dolu dolu...
Hani sen nasıl derdin: "nıçk nıçk"... Gözyaşlarımı yine özgür bıraktım
sevgili, yağmurun yıkadığı bu şehirde, evimin balkonunda.
Sensizliği
düşündüm bir an, sensiz geçen zamanı. Ne de acımasızmış meğer hayat. Ne
kadar da çile meraklısıymış aşk. Ne çok hüzünbazmış sevenler,
sevdalılar. Hiç mi özlemedin beni, hiç mi merak etmiyorsun, hiç mi
düşünmüyorsun, hiç mi, hiç mi?... Sonsuzluğa uçup gitmek isterdim
sevgili. Sadece seninle olacağım sonsuzluğa. Senin ve benim olmadığı
sadece ve sadece bizim olduğumuz bir yere...
Yağmurun bu şehri
ıslattığı gibi gözyaşlarım yanaklarımı ıslatıyor. Yavaş yavaş,
incitmeden indiriyor damlalarını. Gözlerim yanıyor sevgili, içim
kanıyor...Eskiden canım sıkıldığı zaman, kafamı dinlemek istediğimde,
yalnız kalmaya ihtiyacım olduğunda yürüyüşe çıkardım. Yürürdüm yürürdüm
yürürdüm... Saatlerce yürürdüm. Dinlenmeden, soluklanmadan yürürdüm ve
düşünürdüm. Attığım her adım içimdeki sıkıntıdan bir parça koparır gibi
gelirdi bana. Artık öyle uzun yürüyüşlere çıkmıyorum. Artık insanlar
arasında fazla dolaşmıyorum. Artık bu şehrin sokaklarını
arşınlamıyorum. Bana bakan meraklı gözlerle göz göze gelmiyorum. Artık
dışarıda bir yerlerde oturup arkadaş sohbetlerine katılmak beni
sıkıyor, eskisi kadar haz vermiyor. Artık okulu sevmiyorum, mesleğimi
de... Lanet ediyorum bu şehre, bu şehrin caddelerine, sokaklarına,
parklarına. Lanet ediyorum bu şehrin kokuşmuş aşklarına, aşıklarına.
Lanet ediyorum bu şehrin karanlığına... Sana son kez sarıldığım, seni
son kez doya doya öptüğüm, sana son kez baktığım karanlığa...
Şimdilerde
hayat sıradan, monoton... Ev,hayat, kitaplar, ağlayan gözler, hüzünlü
bir yüz ve yalnız bir kalp. Bugünlerde kendimi ölmüş hissediyorum.
Ölmüşüm ya da ağır hastayım veya bir kaza geçirmişim ağır yaralıyım.
Sevenlerim, ailem başımda toplanmış çaresiz gözlerle bana bakıyorlar.
Ellerinden bir şey gelmemesinin hüznüyle bakıyorlar bana. Dudaklarımdan
güçlükle bir iki kelime dökülüyor. Dökülen her kelimede sen varsın
sevgili. Gözlerimi zorlukla aralıyorum. Yanıbaşımdasın, ellerimi
tutuyorsun. Sevgili sevgili...
Bu
şehre yağmur yağıyor. Biz yürüyemiyoruz. Seninle yağmurda yürümeyi
özledim sevgili. Islanmayı, başımdan aşağıya doğru hızla inen yağmur
damlalarını, gömleğimin vücuduma yapışmasını özledim. Seni özledim
sevgili...
Yıldızsız ıssız bir gecede
Yağmur var bu şehirde
Seni seviyorum sensizken bile...
Konu: teşekkür ederim
ilgi ve alakanızdan dolayı...
Bağlantı »
Konu: takipdeyim
satırlarınızın peşindeyim. Okurken haz alıyorum... Yazarken yüreğe dokunmak bu olsa gerek...
Bağlantı »